Tedarik zincirinde boyut önemlidir. HP, BT endüstrisinin en büyük ve en karmaşık tedarik zincirlerinden birini işletmektedir. HP, her yıl, dünyanın dört bir yanındaki tedarikçilerden 50 milyar dolarlık ürün, malzeme ve hizmet satın alır.
Sırf bu işlem boyutu bile, rekabetçi fiyatlarla üstün teknolojili ürünler üretmenin yanı sıra, sosyal ve çevresel sorumluluk bakımından çok büyük bir fırsat sunar.
İşte bu yüzden, HP, çok uluslu şirketlerin küresel tedarik zincirlerinde en küçük tedarikçilerine kadar sosyal ve çevresel standartlar uygulamasına yardımcı olacak yönergeler geliştirdi. Bu yönergeler, Danimarka Ticaret ve Şirketler Kurumu (DCCA) tarafından, Küresel Tedarik Zincirlerindeki Küçük Tedarikçiler başlıklı bir raporda yayınlandı. Bu raporda; HP'nin Çek Cumhuriyeti, Macaristan ve Polonya'da bulunan 15 tedarikçisi üzerinde yapılan geniş kapsamlı bir inceleme esas alınmaktadır.
HP, endüstri uzmanlarıyla birlikte, bu ülkelerde bulunan birincil ve ikincil tedarikçilere eğitim verip tavsiyelerde bulundu. Aralarında, ambalaj bileşenlerinin ve plastik ve metal levha parçaların tedarikçilerinin de bulunduğu şirketler; yönetim sistemleri, mesleki sağlık ve güvenlik konuları ve çevresel bakımdan doğru uygulamalar hakkında eğitim ve önerilere erişme imkanı buldu.
Bu şirketler doğru ‘araçları’ kullanarak, yeni yöntemlerle, genel işletme hedeflerini ortak sosyal sorumlulukla birleştirmeyi başardılar. Küçük ve orta ölçekli tedarikçilere yardımcı olmak için özel olarak tasarlanan CESR (Orta Avrupa Tedarikçi Sorumluluğu) adlı proje, Avrupa Komisyonu tarafından finanse edilmiştir. Yerinde yapılan değerlendirmeler ve yöneticiler ve çalışanlarla yapılan görüşmeler önemli bir rol oynadı. Tedarikçilerin en iyi uygulamaları birbirleriyle paylaşması ve sorunların çözümünde birbirlerine yardımcı olması amacıyla oluşturulan forum da diğer bir önemli unsurdu.
Raporun sonuçlarından biri şu oldu: Küçük ve orta ölçekli tedarikçiler (SMEs), yönetim sistemleri konusunda daha büyük şirketler için gerekli olan yaklaşımdan daha farklı bir yaklaşıma ihtiyaç duyuyorlar. Şirketlerinin boyutu nedeniyle, çoğu zaman, SMEs için, normal bir yönetim sistemindeki prosedürlerin tümünün bulunması gerekmez. Bu tür şirketler için gerekli olan şey, bütün departmanlardaki çalışanlara, standartların rolünü ve önemini açık bir şekilde anlatan bir yönetim sistemidir.
Belki de alınacak en önemli ders; tedarik zinciri inisiyatiflerinin, büyük işletmelerin yanı sıra küçük işletmeleri de daha iyi bir duruma getirebileceğidir. Danimarka Ticaret ve Sosyal Sorumluluk Kurumu'nun bir parçası olan Danimarka Ortak Sosyal Sorumluluk Merkezi Başkanı Carste Ingerslev bu konuda şöyle bir açıklamada bulundu: "Güçlü etik değerlere sahip şirketler ve iyi performans arasında açık bir bağlantı var. Bu proje aracılığıyla, tedarik zincirinin her kademesinde güçlü sosyal ve çevresel standartların geliştirilmesi için ne yapılması gerektiğini net bir şekilde gösterdik.”
Düzenli denetimler, yeşil tedarik zinciri stratejilerinin çok önemli bir unsurudur. HP ürünlerinin %90'ından fazlası diğer şirketler tarafından üretilmektedir. 2004 yılından beri, HP, 400.000'den fazla işçi çalıştıran yerlerde denetimler yapmaktadır. HP, tedarikçilerin HP'nin uyduğu sosyal ve çevresel standartlara uymaları için eğitim ve destek sağlamakta ve tedarikçiler de büyük bir ilerleme göstererek ve sürekli gelişime bağlı kalarak bu çabalara karşılık vermektedir. Ancak tedarik zincirinde potansiyel bir ‘eksik bağlantı’ bulunmaktadır: ikincil tedarikçiler. Bunların çoğu, HP standartlarına uymaları için gereken bilgi ve kaynaklardan yoksun olan küçük ve orta ölçekli (250 veya daha az sayıda çalışanı olan) işletmelerdir. Doğrudan (veya birincil) tedarikçilerden farklı olarak, bu ikincil tedarikçilerle HP arasında sözleşmeye bağlı bir ilişki yoktur. Bu tedarikçiler, HP'nin sözleşmeli üreticilerine mal ve hizmet sağlarlar. Bunları denetlemek çok daha zordur.
CESR'nin amacı, sosyal ve çevresel zorunlulukları tedarik zincirinin en alt basamağına kadar yaymaktır. Bu projenin bir parçası olarak, HP’nin doğrudan tedarikçileri kendi tedarikçilerini, yani HP’nin ikincil tedarikçilerini denetlemeyi öğreniyorlar. Katılımcıların tümü (hem birincil hem de ikincil tedarikçiler), kendi dillerinde düzenlenen eğitim seminerlerinde yer alıyorlar. Sonuç olarak, CESR, küçük şirketlerin başarılı olması için bu şirketlere, doğrudan tedarikçilerimizin sahip olduğu araçları sağlamaktadır.
HP'de küresel tedarik program yöneticisi olan Karl Daumueller şöyle konuştu: “Diğer çok uluslu şirketleri, kendi tedarik zincirlerini iyileştirmeleri için, öğrendiğimiz şeylerden yararlanmaya ve etkili olduğunu gördüğümüz stratejileri uygulamaya davet ediyoruz. Endüstrideki emsallerimizin ve diğer büyük Fortune 100 şirketlerinin bu bulguları uygulaması halinde hep beraber yaratabileceğimiz etkiyi düşünsenize. Bu, sosyal ve çevresel standartlarda dünya çapında büyük bir ilerleme olmasını sağlayacaktır.”
HP, en büyük tedarikçilerinin (HP'nin dünya çapındaki tedarik işlerinin %95'inden fazlasını gerçekleştirirler) listesini halkla paylaşan ilk büyük teknoloji şirketidir. Dünyanın neresinde çalışırlarsa çalışsınlar, bu tedarikçiler, Elektronik Endüstrisi Yönetmeliği'ne (EICC) uymak ve HP'nin karşılanması zorunlu olan sosyal ve çevresel sorumluluk (SER) beklentilerini karşılamak zorundadırlar. Ayrıca HP, tedarikçilerindeki çalışanların özgüvenini artırmak ve kadınların sağlık sorunlarını gündeme getirmek amacıyla bir pilot program başlatmıştır.
Daha fazla okuyun
|